Ünlülerin cesareti birçok hayatı kurtardıVahide Gördüm, Nilüfer ve Deniz Uğur gibi ünlü isimlerin meme kanserine yakalanması toplumda meme kanserine karşı duyarlılığı artırdı. Bu isimlerin hastalıklarını cesurca kamuoyuyla paylaşmaları kadınların hekime başvurma oranında belirgin bir artış sağladı Kanser sadece vatandaşın değil, ünlülerin de kapısını çalıyor. Vahide Gördüm, Nilüfer ve Deniz Uğur son dönemlerde meme kanserine yakalanan ünlü isimlerden bir kaçı. Geçmişteki örneklerin aksine bu ünlülerin hastalıklarını kamuoyuyla cesurca paylaşmaları ve verdikleri olumlu mesajlar sayesinde birçok kadın hastalık konusunda daha bilinçli davranmaya başladı. ONLARA MİNNETTARIZ Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu (MHDF) Başkanı Prof. Dr. Varol Çelik, özellikle ünlü simaların bu hastalığa yakalanması toplumda büyük bir farkındalık oluşturduğunu söyledi. Artık şikâyeti olan ya da olmayan birçok kadının meme kanseri testi için hekime başvurduğunu anlatan Çelik, "Bilhassa açık yüreklilikle hastalıklarını deklare etmeleri toplum için çok yararlı. Hekim olarak onlara müteşekkiriz. Bizim iletmeye çalıştığımız mesajı onlar sayesinde iletmiş oluyoruz. Hastalar şikâyetsiz dönemde de doktora gitme ihtiyacı duyuyor" dedi. ERKEN TANIYLA YÜZDE 100 BAŞARI Prof. Dr. Varol Çelik, erken tanının meme kanseri için son derece önemli olduğuna dikkat çekti. 'Erken tanı hayat kurtarır' sözünün meme kanseri için söyleyecek en doğru söz olduğunu belirten Çelik, "Çünkü erken tanıyla bazı durumlarda hasta yüzde 90 hatta yüzde 100 bile kurtulabiliyor. Kimi zaman da erken tanı sayesinde memenin tamamının alınmasına gerek kalmıyor. Sadece bir bölümünün alınarak tedavinin yapılması mümkün" diye konuştu. KORUNMAK İÇİN DOĞUM YAPIN Her kitlenin kanser olmayacağını hatırlatan Çelik, "Bu iyi huylu bir kitle de olabilir. O nedenle her kitlede telaş yapmamalı ama ihmal de edilmemeli. Çünkü hastalıktan korkup hekime başvurmamak yapılacak en büyük yanlış" diye konuştu. Çelik, "Korunmak için doğum yapmak ve emzirmek oldukça etkili. Ancak bu 35 yaşına kadar olanlar için geçerli. 35 yaştan sonra yapılan doğum ve emzirmenin herhangi bir koruyucu etkisi yok" dedi. MEME KANSERİ YAŞI DÜŞTÜ Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. dr. Varol Çelik, meme kanseri için en riskli grubun 40-60 yaş arası olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: "Ancak genç nüfusa sahip ülkemizde genç yaşlarda görülme olasılığı söz konusu. Eskiden 40-60 yaş arası bu hastalığa yakalanırken şimdi ülkemiz için 30'lu yaşlar için de önemli bir risk oluşturuyor. Hatta 20 yaşına kadar indi diyebiliriz. Sayı olarak dünyada olduğu gibi Türkiye'de artıyor. Her 8 kadından biri yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski var. Bu artışın nedeni tanı yöntemlerindeki gelişme." BU BELİRTİLERE DİKKAT! Genelde memede kitlenin fark edilmesiyle hastaların hekime başvurduğunu söyleyen Varol Çelik, bunun yanı sıra koltuk altındaki kitle, memede akıntı, meme başının içeriye doğru eldiven parmağı şeklinde çekilmesi ve meme cildinde pütürlenme ya da renk değişikliği meme kanserinde başlıca bulguları olduğunu sözlerine ekledi. ÜÇTE BİRİ HİÇ DOKTORA GİTMEDİ Philips'in 12 şehirde 400'den fazla kadının katılımıyla yaptığı araştırma kadınların meme kanseri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını gözler önüne serdi. Buna göre Türkiye'deki kadınların yüzde 78'i her yıl düzenli olarak mamografi çektirmenin meme kanseri teşhisine etkisinin büyük olduğunu düşünmesine rağmen 3'te biri hayatında hiç jinekologa gitmediğini beyan etti. Ayrıca kadınların yüzde 41'i daha önce kendisine veya bir yakınına meme kanseri teşhisi konduğunu belirtirken yarıdan fazlasının kanserden korunmak için hiçbir şey yapmadığı ortaya çıktı. HABER: Nesrullah SONAY/BUGÜN GAZETESİ |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
|
Uşak'ta beyin ölümü gerçekleşen Tevfik Yılmaz'dan alınan yüz, Akdeniz...